TOZ PEMBE BİR KARİYER

Untitled-6

BENEFIT, güzellik sektöründe Dünya’nın en eğlenceli, en pırıltılı markası. Marka dünyası ve ambalajları ile tamamen şehirli ve renkli kadınlar için yaratılmış Benefit markasında kariyer yaşamı da markanın kendisi gibi masalsı olmalı diye düşündük! Ve Topgirlstyle kızlarına özel, Benefit marka müdürü Rana Karamercan ve sosyal medya uzmanı Selin Durgut ile renkli bir röportaj yaptık.
Güzellik sektöründe kariyer yapmak isteyenler için ilham veren bilgiler Benefit’in muhteşem ofis görüntüleri eşliğinde sizlerle…

Dünyaca ünlü bir markanın satis ve pazarlama müdürüsünüz, bu işe nasıl başladınız?
RANA: Bir onceki isimde, yaklasik 4 sene once, luks segmente ait kozmetik markalarinin satin almasindan sorumlu idim. Benefit markasini musterisi oldugumdan dolayi taniyor ve cok seviyordum. O sirada calistigim firmadaki marka portfoyumuze sokmak icin kendileri ile iletisime gecmek adina kardes firmalari olan Sephora ile iletisime gectim. Ancak komik bir sekilde, ben benefit’i degil, benefit beni almis oldu. Meger Sephora kozmetik o sirada benefit’i turkiye’ye sokma islerimlerine baslamis, bir marka muduru ariyormus. Beni de bu pozisyona uygun gormusler.
SELİN: Çocuk yaşta herkes doktor, öğretmen olucam derken ben gazeteci olucağımı söylerdim. Bir iki gazete ve tv macerasından sonra bir dizi tesadüf ve bol bol iş aşkı sonrası buradayım.  Şu unutulmamalı ki; bugün koltuklarında gördüğünüz çoğu insan sevdikleri işi yapma uğruna maddi – manevi şikayet etmedikleri için oraya ulaştılar ve artık eskisinden çok daha fazla çalışıyorlar.

İlham kaynaklarınız nelerdir?
RANA: İlk aklima gelen ilham kaynagim ailemdir. Ben cok caliskan ve basarili bir anne-babanin cocugu oldugumu dusunuyorum. Hayatim suresince disiplin, azim ve sonuc odakli calismanin ne oldugunu cok yakindan izledim. Ozellikle bir bayanin kendi ayaklari uzerinde durabilmesinin hayatinin her evresinde ona cok buyuk bir refah kazandirdigini gordum. Boylelikle calisma ve kazanma istegi dna’ma kadar isledi diyebilirim.
SELİN: Bene-Severler! Onların istekleri, neşesi, beğenisi beni hep biraz daha yaratıcı olmaya itiyor. Hepsi tamamen farklı bir bakış açısına sahip ve onlarla konuştukça, beklentilerine cevap vermek adına, her sabah farklı bir perspektif içinde uyanıyorum. Ben o sabah mutsuzsam benim gibi birçok insan olduğunu biliyorum ve “hadi ama hem benim hem de onların neşelenmesi lazım. Biraz gülelim.” Diyerek konu taslakları oluşturuyorum.

Perakende sektöründe çalışmak isteyenlere tavsiyeleriniz neler?
RANA: Tavsiyem, bu isin doktorasini yapmalarina gerek yok. Sektordeki en iyi tecrubeyi isin mutfaginda kazanabilirsin. O nedenle universitenin ilk yazindan hatta lisenin son yillarina ait yazlardan itibaren staj yapmalilar. Networking bu sektorde son derece onemli. Ayrica arastirmacilik, ve yeniliklere karsi esneklik gostermek bu isin mutfaginda en cok lazim olacak aletler. Hizli gelisen bir sektor, bu sektore hizmet veren kisilerin de bu hiza ayak saglayabilmeleri gerekiyor.
SELİN: Kalplerinin sesini dinlemelerini!  Ciddiyim! Maksimum diyalog gerektiren bir iş olduğu için kalpten sevilmesi gerektiğine inanıyorum. Diğer türlü işiniz size külfet olarak gelecek ve bu da sekteye uğramanıza neden olucaktır.

Ofiste bir gününüz nasıl geçiyor?
RANA: Magazacilik yapan herkes gibi benim de bir ayagim ofiste, obur ayagim magazada. Hatta seyahat etmek de gorevimin buyuk bir parcasi haline gelmis durumda. Suan icin Istanbul, Ankara, Izmir ve Antalya’da bulunan magazalarimizi ziyaret etmek amacli her ay minimum 2 kere sehirdisina cikiyorum. İstanbul’da oldugum bir gunde ise yine magaza ziyaretlerinde bulundugum cok oluyor. Ofis gunlerimde ise genelde raporlama, pazarlama ya da satis alaninda toplanti notlari, veya egitim sunumlari hazirlama gibi bilgisayar odakli isleri halletmekle geciyor.
SELİN: Toplantılar, mail ve telefon trafiğine ek olarak sürekli yeni projeler ve eğlenceli aktiviteler düşünerek günü sonlandırıyoruz.

Günlük iş kıyafetlerinizde ne tarz giyinmeyi tercih ediyorsunuz?
RANA: O gunu nasil gecirecek oldugum bu konuda beni fazlaca yonlendiriyor. Mesela tum gun ofiste olacagim zaman rahat giyinmeyi tercih ediyorum. Altima jeans, uzerime ise rahat bir gomlek ya da bluz yeterli oluyor. Hatta bazen abartip spor ayakkabi dahi giyebiliyorum. Ancak daha sosyal bir gun gecirip toplantilara katilacaksam smart-casual giyinmeyi tercih ediyorum. Kumas bir pantolon, uyumlu bir bluz ve daha itinali ayakkabilar. Genelde yuksek topuklu ayakkabilardan uzak duruyorum. Benim icin en onemli olan kiyafetimin icinde gun boyu rahat edebilmektir. Estetik ugruna aci cekmeyi tercih etmeyenlerdenim. Ama temiz ve ozenli gorunmeyi herzaman severim…
SELİN: Kesinlikle spor! Konforsuz bir çalışma ortamında verimli olunabileceğine inanmadığımdan kendimi en rahat hissettiğim kıyafetlerim ve tabi ki sneakerlarım vazgeçilmezimdir.

Günlük makyajınızın olmazsa olmazı?
RANA: Benim olmazsa olmaz dedigim, gun icinde tazeleyip durdugum ve yanimdan ayirmadigim 2 urun var. Birincisi gozalti morluklarini gizlemek icin kapaticim, ikincisi ise dudaklarima nem ve tatli bir renk vermesi icin dudak parlaticim. Tercih ettigim marka ise tabii ki Benefit
SELİN: Aslında çok var.  En özelleri ise gözaltı kapatıcım ve sabitleyicim Stay Don’t Stray ve ona eşlik eden top model ışıltısının kaynağı High Beam.

2013 mesajınız…
RANA: Empati, tolerans, durustluk.
SELİN: Benefit kadar pembe, renkli ve gülümsemekten yorulacağımız bir yıl olsun! 

*** Benefit’in eğlenceli dünyasını her gün yaşamak için facebook sayfasını takipte kal: https://www.facebook.com/benefitcosmeticsturkey?fref=ts

Tags

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>