25. KRİSTAL ELMA YARATICILIK FESTİVALİ

kristal4

Uzun zamandır iletişim sektöründe çalışan bir çok kişinin beklediği “25. Kristal Elma Yaratıcılık Festivali” bitti. Ekip arkadaşlarımla beraber günlük iş hayatımız devam ederken festivali kaçırmamak acelesi ve oradan oraya koşuşturma ile geçen bu hafta sonunda ben de bitmiş olabilirim.
Atölye ruhumla burada size sektörel konulardan bahsetmeyeceğim. Ama en net hali ile orada burada gördüğünüz “Yaratıcılık Festivali” neydi derseniz? Bu sene ilki gerçekleştirilen Dünya’dan ve Türkiye’den bir çok konuşmacının olduğu, yerde minderler, sponsorların ikramları, ortada çalan hoş müzikler ve güzel insanlarla tam manası ile bir festivaldi. Bu organizasyonun böyle bir havada geçmesi ise Türkiye adına çok ciddi bir gelişme aslında. Santral İstanbul’da gerçekleşen bu etkinliğin halka açık olmasını (en azından bir bölümünün) dilerdim. Çünkü reklamcılık ve/veya iletişim denilen şey sadece bu sektörde çalışanlarla ilgili değil, herkesle ilgili ve herkesin beraberce yarattığı bir olgu. Aslında dokunduğumuz her yerde. Yaşadığım bu özel hafta; eğlence, bilgi, farklılık ve yeni keşiflerle doluydu. Bittiğinde hissettiğim şeyse, çok sevdiğim festival ruhunun dans ve müzikten ibaret olmadığıydı. Ve temennimse bunun çok yakın zamanda herkesin yaşayabileceği bir formata dönüşmesi.
Kristal Elma Festivali’nde fazla hızlı tempodan çok odaklı fotoğraflar çekemedim. Planlarım arasında festivalde sokak modası gibi bir post hazırlamak vardı ama açıkçası organize olamadım ( dedikodu molası, Reklam sektörünün pek de iyi giyindiğini söyleyemem ve pek de göze takılan stil kareleri de yakalayamazmışım. Yaratıcılık denilen şey her konuda olamıyor sanırım. )
Bu durumlarda imdadıma yetişen, yaşayan fotoğraf cenneti instagram’dan arkadaşların ve kendi fotolarımı topladım. Ruhu biraz olsun hissettirmek için bunlarda yeterlidir sanırım.

kristal2

Birinci gün olabilecek en tripli ama özensiz havasında gibi duran bir kıyafet giydim. Bildiğin tayt, Superga, bir jean gömlek bağlaması ve havalı bir şapka. Bir iki seminer, sonrasında cupcake’ler ve sergiyi gezerek ilk günü noktaladık. Etrafta çalan müzikler harikaydı…aperatifler de…

kristal4

2. günde festival modumu es geçmedim. Bu sezonun hiti uzun jean etek ve croptop “Vala!” Yarım yarım 3 konferansa girdim. Açıkçası bu tarz ortamlarda tüm profesyonellerin aslında ilgilerini çekmese de tüm konuşmacıları sonuna kadar dinleme gayretine inanamıyorum. Kabul edin! Bazen bildiğimiz şeyleri daha da uzatarak anlatıyorlar! Geri kalan zamanda Santral İstanbul’un bu işin ruhuna baya girdiğini düşündüm. Bilgi Ünv. kampüsü tamamı ile Yaratıcılık Festivali’ne adapte olmuştu. Tebrik!
Konuşmacıların konu başlıklarının yarısının ise sosyal medya, değişim, kişiselleşme olması ise “İşte Yeni Dünya!” sözünü ezbere çevirdi. Tam bu anda festivalin sloganlarından birine bayıldım: ” Ders değil, deneyim. Tarz değil, değişim. Kutlama değil, festival.”

kristal1

kristal3

Az önce bahsettiğim lafı sevsem de bir yerine katılmıyorum. Ben en çok kutlamaları severim. evet 3. ve son gece ödül gecesi. Bol eğlenceli, kahkahalı, biraz şaaşalı. Benim için çok özel ekipçe 3 ödül aldığımız gece.
Ve işte Elma’ların gerçek sahipleri: Sevgili Eylül Dalgalı ve Ali Harun Sevinç. Pek sevdiğim yaratıcı arkadaşlarım. Onları sahneye çıkarken görmek harikaydı. Daha birçok ödül alacağını ve beraber kutlayacağımızı bildiklerim. Kocaman xxxxxxxx10000000 Tebriks!

Bize gelince, her an festivalde gibi hissedelim…

25. Kristal Elma

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>