3

Untitled-1

Bugün 3 rakamına takmış durumdayım. Ne bir, ne iki, bugün favori sayım: üç!
Mesela harika bir iş yaşantım olduğunu düşünenlere söylemeliyim ki, ajanslarda çalışanlar için kendinden iki tane yapmak bile yetmiyor. Bazı günlere yetişebilmek için kendini üçe katlamalısın.
Bugünümün özeti,
Sabah 7’de kalktım, hazırlanma, bir şeyler atıştırma derken 7:30 gibi evden çıktım. Malum Pazartesi ve hava yağmurlu ajansa ancak 10 gibi varabildim. Sonrasında ard arda 3 toplantıya girdim ve aralarda geçen yüzlerce telefon konuşması ile günü tamamladım. Akşama kadar yemek yemeye bile vaktim olmadı mesela. Günün en tatlı molası arkadaşımla yol üstünde hoş bir sohbet eşliğinde içtiğimiz kremalı kahveydi. Reklamcı olmak istiyorsan tüm güzelliklerinin yanında sıkca böyle günler geçireceğini hep aklında tut derim!
Diğer bir üç takıntım ise, bir değil, iki değil 3 yüzlü insanlardan dolayı. Bilirsin… Buradan ona, buna, haykırmak hiç tarzım değildir. Ve yazımın bu bölümüne bu tarz durumları pek takmamak üzerine devam ediyorum. Bir şekilde duruma göre davranış modeli değiştiren (geliştirenlerle karıştırılmasın.) insanların tüm yüzlerini alarak benden uzak durmalarını diliyorum. Bu tarz kişilikleri kafama hiç takmıyorum diye ukalalıklara girişmicem. Tabi ki sinirlerimi bozuyorlar. Onları oldukları yerde oldukları gibi tutup, oldukları gibi kabullenmeye çabalıyorum. Arkadaşlarını seçebiliyorsun ama hayatın sana getirdiği zorunlu çevreni seçemiyorsun. Bu yüzden, sinirlenip, kendine stres yaratmak yerine “kabullenmek” yani “sallamamak” aşamasına geçmek gerekiyor. Bunu tam anlamıyla başaramasam da, en azından başa çıkma kararı aldım.
Biliyorum! Ne kendimden 3 tane yapabileceğim. Ne de 3 yüzlüleri tek yüzlü yapabileceğim.
Böyle durumlarda ben,
Tek başıma yetişebileceğim kadarına yetişir.
İnsanların sadece sevdiğim yüzünü görür, rahat takılırım.
hatta işime geldiği gibi:) Negatif algılansa da Şehir’de işine geldiği gibi… yaşamak, oyunun ilk kuralı.
İşine geldiği gibi ama tek yüzünle ve sen olmaktan hiç vazgeçmeden!
Bana maille ulaşmak için: topgirlstyle2012@gmail.com

IMG_0179
Ne Giydim?
Jean: Zara/ Ayakkabı: Kurt Geiger/ Trençkot: Karen Millen

2 Yorum

  • müge diyor ki:

    Yazında yazdığın gibi bir umursamama durumuna bende geçmek istiyorum özellikle şimdi.
    Bir de saçların çok güzel (maşallah ) saç bakım ürünlerini de paylaşırsan sevinirim.

  • rubikscupe diyor ki:

    aynen katılıyorum. Daha evelden başladım ben bu düzeni tutturmaya. Zorunlu çevreyi değiştiremiyorum. Eskiden çok takıyordum hala da taktığım durumlar var ama törpülüyorum kendimi artık. Onlar birşey dediğinde başka şeyler düşünüyorum mesela:D akşam ne giysem, ne yemek yapsam falan gibi ama onlara bunun yüzde seksenini çaktırmıyorum yüzde yirmi onları sallamadığımı hissettiriyorum ki onların eline koz verip tartışma sebebi yaratmayayım diye:D Bunun dışında evdeki temizlikten ayrı olarak hayattan temizlikte yaptım ben. Sevmediğim, kırıcı insanları çıkardım hayatımdan. Bazen iş gereği karşılaşma durumumuz oluyor selam veriyorsaa veriyorum yok vermiyorsaaaaa yallah diyorum:D hahah.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>