Işığı Görün, Işıklı Olun!

IMG_0505

Bu yazıyı yazsam mı diye çok düşündüm. Aslında pek de düşünmedim ya gayet 15 dakika falan bir git&gel de kaldım!
Malum bildiğiniz instagramın robot kullanıcıları temizlemesi ile oluşan şeffaflık saatlerindeyiz şu an. Ve sizler bana hep soruyorsunuz ya Simla reklamcılık nasıl bir şey? ben de yapmak istiyorum? Tek kelimeyle söylüyorum baya EMEKLİ bir şey. Ve evet. Bu yazıyı yazarken kendimde bu ukalalığı yapmaya hak görüyorum. Bir blogger olarak değil asla. En büyük reklam ajanslarından birinde direktör olarak yazıyorum.
Bugüne kadar bir iletişimci olarak iş alanım hiç de dijital ya da sosyal medya olmamasına rağmen, bloggerların emeğine ve yaptıklarına olan saygımdan, hemen hemen sunduğum tüm marka iletişimlerinin bir köşesine bloggerları dahil ettim. Bir çok da özel ve büyük projeler gerçekleştirdik, çok çok değerli insanlarla. İyiki de yapmışız!
Ben ve benim gibi reklamcı arkadaşlarım, şu an ajanslarda yılbaşı öncesi için insan üstü mesai aralıklarında çalışıyoruz.
Neden?
Markaların yeni yıl iletişim kampanyalarını yetiştirebilmek için. Kampanyadan kastım, TV, Gazete, Dergi ve Outdoor gibi bir çok mecranın kullanıldığı ve çok yüksek rakamların harcandığı, o her yerde gördüğünüz reklam filmleri, sloganlar belki her gün otobüs beklediğiniz durağın üzerinde size sırıtan bir modelin fotoğraflarını çekmek için. Gelgelelim işin dijital ayağına. Burada da asıl büyük işler gazetelerin web sitelerinde, viral video çekimlerinde ve bilimum popüler web sitesine verilen reklamlarda döner. Blogger iletişimi denilen kısım ise bir iki yıl öncesine kadar gönül alma, şimdilerdeyse profesyonel bir meslek haline gelerek para alma şekline dönen, bir markanın iletişiminin belki de en küçük kısmını oluşturan bölümdür. Şimdilerde bakıyorum ki, instagramı eline alıp, fotoğraf yükleyen herkes sokakta çektikleri fotoğraflarla büyük, çekimlerde (gören birazdan yanına Kıvanç Talıtuğ falan gelecek, arkada yüz kişilik ekip çalışıyor sanar.) bir takım davetlerde (gören davet kendi adına düzenlendi sanar.)
Sahte takipçiler alınmış. Markalardan bütçeler alınmış. Kendini bir ünlü sanan hallerde.
Arkadaşım bu işler bu kadar basit midir?
Bir çekim dediğin işte, onlarca insan gece gündüz 5 fotoğraf karesi almak için çalışır. Ben de blog yazıyorum. Bildiğin 2 saatte anı fotoğrafı çeker gibi, eğlene, eğlene fotoğraf çekiyoruz. Ne çekimi?
Arkadaşım iletişim işi bu kadar basit midir?
Bu kadar genç iletişimci olmak isterken, sen sahte kullanıcı alıp, kendi kendine yarattığın Dünya içinde “iletişim krallığı” nı ilan ediyorsun.
Arkadaşım insan kendi kendine statü verir mi?
İki, üç resim post ettin diye, profil açıklamana kolayca marka danışmanı falan yazıyorsun. Ama daha Reklam nedir? PR nedir? farkını bilmiyorsun.
Lütfen ve lütfen!
Artık daha güzel yerlere gidelim. Basitleştirdiğimiz, basite aldığımız, basitmiş gibi elde ettiğimiz hiç bir şey kalıcı değildir. Bu kadar marka aptal değildir. Sizleri&bizleri kazanmak istemiştir. Çok da umuru değildir bizi takip eden 10.000, 20.000, 50.000 kişi. O binliklerde kişiye gözükmek, basit bir matematikle 50 dolarlık facebook reklamına bakar. Önemli olan niteliktir. Sayılar değildir. Önemli olan blogger olabilmektir. İşin doğası samimiyettir. Samimiyetle gelen her şeyin ardında para da vardır, başarıda vardır.
Arkadaşım,
tekrar lütfen,
Bunca hedefi güzel olan insana, olmadığınız şeylerin sahibiymiş gibi yapmayın ki, güzel, iyi olan şeylere özenmeyi kesmesinler.
Ve son olarak Arkadaşlarım,
İletişimci (buna iyi bloggerlarda dahildir.) olmak kolay elde edilen bir meslek değildir. Değerlidir. Uzun bir yol gidersiniz. Sonu, başı, ortası her yeri güzel, her yeri emeklidir. Ve insanlar zekidir. Mecralar zekidir. Kolayca olan her şey kolayca gidiverir.
Kanmayınız… Kandırmayınız…
Sizi seviyorum! Sizde bunu biliyorsunuz! Işığı görün, ışıklı olun ve gerçek…

7 Yorum

  • GleamFashion diyor ki:

    İşte tam da altına imzami atacağım bir yazı olmuş. Belki daha çok şey söylenebilir ama temiz yazmışsın öpüyorum

  • @gorkemce diyor ki:

    Agzina kalemine saglik, cok guzel yazi! Ben de marka yonetimi yapan bi pazarlamaci olarak bu “sanal kralligi” hayretler icinde izliyordum. Simdi hersey gayet net*

  • Gözde diyor ki:

    Tam da içimden geçenleri yazmışsın. Kesinlikle çok ama çok haklısın. Yıllardır blog yazıyorum ama son zamanlarda görüyorum ki herkes kendini bir blogger ilan etmiş içi boş ve okuyucuya hiç bir katkısı olmayan paylaşımlar yapıyorlar. Bir yazıyı bile yazar yazmaz yayınlamak yerine birkaç kere okuyup emek vermek ve düzenlemek gerekiyor. Ben de daha geçenlerde blog açmakla ilgili bir yazı yazdım. Önümüzdeki günlerde yayınlanacak. Görünüşe göre seninle aynı noktalara da değinmeyi ihmal etmemişim :) .
    Zaman zaman bir anda ünlenen binlerce takipçisi olupda paylaşımları çok da abartılacak kadar olmayan insanları araştırıyorum ve genellikle arkasından bir oyun çıkıyor.
    Yeni yazılarında görüşmek üzere :)

  • Cocobolinho diyor ki:

    Kendisi bu kadar gerçek, realist ve işini severek yapan birini tanıyorum o da Simla! Ülkemizde hayatın her alanında gerçeklikten yzaklaştığımız bu günlerde, böyle satırları okumak güzel. Emek vermek ve onun meyvesini yemek kadar da güzel birşey yok haytta. Benim de dileğim, işi mesleği, uğraştığı şey ne olursa olsun, insanların gerçekten emek verdikleri şeyin güzel sonuçlarını yaşaması!! Zaten onun verdiği mutluluğu yaşayan, gerçeği taklit eden herşeyden uzak durmayı, onun aldatıcı bir yanılsamadan ibaret olduğunu bilir.

  • Dilay diyor ki:

    :) bu yazıya yorum yapmalıyım diye düşündüm. Tespitlerinde katıldığım yerler çok fazla fakat ben birde şu açıdan bakıyorum. Bu işin içinde birisin ve kuşkusuz çekimlerde verilen emekleri çok iyi biliyorsundur. Dolayısıyla insanlarn bikaç saat uğraşıp çekim diye adlandırıp bloglarında paylaştıkları karelerin profesyonel bir çekim olmadığını şıp diye anlarsın. Yani demem o ki o insanlar da öyle mutluysa buda onların özgürlük alanı zaten onlarsa farkındadır yaptıklarının profesyonel çekim ile alakalı olmadığını gençler hevesini alsın:))

    İyi seneler Simla’cım senin için ve sevdiklerin için sağlıklı ve mutlu bir yıl olmasını dilerim

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>