Çalışma Masası: Reklamcı Olmak İçin Okul Seçimi

heyt

Kızlar selam!
Bana en çok gelen sorulardan biri ile ilgili bir yazı yazmak istedim. Sonunda! Dediğinizi biliyorum.
Reklamcı ve/veya iletişim sektöründe çalışmak için ilgili bölümden mezun olmak şart mı?
Cevabım kısa ve net: HAYIR!
Maalesef ki ülkemizde ideallerimizdeki üniversitelerde ve bölümlerde okuyamıyoruz. Ya da görüşlerimiz zamanla değişebiliyor. Bazen de sadece ilgi alanı olarak bir bölümde okuyup, mesleğimizi ise tamamen başka seçmek istiyoruz. Yıl 2015 ve artık çok daha esnek bir çağda yaşıyoruz. Türkiye’de bize sunulan imkanların zayıflığına rağmen online iletişimin gelişmesi ve kaynakların çok daha ulaşılabilir kılınması ile kendimizi herhangi bir konuda geliştirmemiz çok daha kolay. Ben sosyoloji mezunuyum ve staja başladığım ilk günden bu güne okulumun reklamcılık olmaması ile ilgili en ufak bir negatiflik yaşamadım. Ya da okuduğu bölüm reklamcılık olan çalışma arkadaşlarım benden daha öne çıkmadılar.
Bloğumda ve sizlere ulaşabildiğim bir çok kanalda hayata bakış açımı paylaşıyorum.Ve bence hayatta her şeyde olduğu gibi mesleğinizde de başarılı olmanın yoluda istemekteb ve isteğinizin peşinden gitmekten geçiyor. İster işletme, isterseniz ekonomi hatta konservatuarda okuyun. Farketmez. Reklamcı olabilirsiniz.
Bir çok reklam ajansı yöneticisi cv’lerinizde okuduğunuz bölümden çok deneyimlerinize bakar. İş görüşmelerinde ise en önemli konu enerjiniz ve bu işe ne kadar istekli olduğunuzdur. Ve işin en önemli kısmı ise sürekli okumak ve sektöre dair bilgi sahibi olmaktır. Bu yüzden, pazarlama sitelerini ve yayınlarını yakınen takipte olun:)
Reklamcı olmanın özünde hayata başka bir perspektiften bakabilmek ve insanları iyi anlayabilmek vardır. Bunu yapabiliyor ve hayata araştırmacı bakan, keşfetmeyi seven biriyseniz, okuduğunuz bölümün ötesinde şeylere sahipsiniz. Bu yazdıklarımdan reklamcılık bölümünde okumanın anlamsız olduğu anlaşılmasın. Sadece bu bölümde okumayan ve iletişim sektöründe çalışmak isteyenler için görüşlerimi paylaşmak istedim. İşin özü her zamanki gibi çalışmak. Bu yüzden sektöre adım atmak için, yazınızı iyi değerlendirin ve staja başlayın derim.
Hiç bir şey dışarıdan göründüğü kadar ne zor ne de kolay! Mutlaka bir ajansta staja başlayın ve keşfedin:) Ve uzun çalışma saatlerine hazır olun.
Ajanslarda kim ne iş yapar? yazıma ise BURADAN ulaşabilirsiniz.
İş hayatımla ilgili daha detaylı yazılara devam edeceğim.

4 Yorum

  • LolaRocks diyor ki:

    Türkiye’nin en iyi okullarından birinde reklam okumuş ve ilk 5’teki ajanslardan birinde çalışan biri olarak söylemek istediğim şeyler var. Bu yazıyı kaleme alırken belki tereddüt etmişsinizdir, “4 yılını bu alana verenlere haksızlık ediyor muyum?” diye, belki de hiç etmemişsinizdir. Öncelikle teknik olarak, bence de reklam okumayan reklamcı olabilir, okuluna, bölümüne, kişisel özelliklerine göre şansı artar veya azalır, o başka. Bunun yanında reklamcılık okusaydınız Türkçe’yi daha iyi yazabilirdiniz örneğin, bir takım teknik artıları okuldan çıktığınızda biliyor olurdunuz. Bunun dışında, internet ve tutku birleşince, gerçekten bunu isteyen insanların önünde bir engel olduğunu düşünüyorum. Fakat bunun yanında, reklam okuyanların okumayanlarla da aynı seviye olduğuna asla inanmıyorum. 4 yılımız iletişim dünyası içinde geçti, jargonundan tarihine, projesinden, stajına. Dilerim bu kısa hayatta herkes hakettiğini yaşar ve hayallerinin peşinden koşar. Sevgiler.

    • Simla diyor ki:

      Merhaba LolaRocks,
      Türkiye’nin en iyi ajanslarından birinde çalışıyor olman ne hoş… yolun açık olsun öncelikle. Bundan burada bahsetmeyi çok sevmiyorum ama muhtemelen en büyüklerdendir (iyilerden diyemem asla reklam sektöründe nitelik büyük&küçükle değil, fikirle ölçülür.) Global bir ajansta marka grup direktörüyüm. Bloğum iletişim sektörünün dinamiklerine ya da iletişim sektör profesyonellerine yönelik değil. Bu yüzden bahsettiğin marketing terimleri ya da teknik artılardan buradan bahsetme gibi bir amacım yok. Bloğum lifestyle odaklı ve marketing dili bilgimi ajans içinde yeterince kullanıyorum:)
      İmla hatalarına gelince, bu tüm okullarda üniversite öncesi dönemde okutulur. Reklamcılık sektörüne ve okullarına özel bir bilgi değildir. Reklamcılık mezunu olmamanın bana getirdiği bilgisizlik bu ise, ajanstaki yazar arkadaşlarımdan özel bir kurs alacağım. Ama burası benim hobi alanım ve çoğu zaman fazlaca hızlı yazabiliyorum, dikkatimden kaçabiliyor. İmla konusunda iyi değilim ama daha dikkatli olurum:)
      İşe alımlarda da bulunan ve ekip liderliği yapan biri olarak, ben Reklamcılık bölümü mezunu değilim. Ve Evet! Kriterlerimin en ön sıralarında Reklam mezunu olmak da yok. Bu demek değildir ki iletişim&reklam bölümü mezunlarının artıları yok. Tabi ki var. Hatta keşke bende senin gibi en iyi reklam okulundan mezun olsaydım. Ama Sosyoloji okudum. Burada söylediğimi yanlış aktarmışım sanırım. Reklam&iletişim okulları işe yaramaz ya da orda okumanın faydası yok gibi bir şeyi asla kast etmedim. Ve sana katılıyorum. Artıları çok çok fazla. Sadece bu sektörde olmak için şart olmadığını, asıl şartın HAYATA KISTASSIZ, ESNEK, VİZYONEL bakabilmek olduğunu belirtmeye çalıştım. Buradan yüzlerce sektörde çok iyi yerlere gelmiş ama reklamcılık mezunu olmayan isim sayabilirim. Eminim senin çalıştığın ajanstada da birebir tanıdıkların vardır:)
      Herkes her şey olabilir. Herkes her şeyi isteyebilir. Reklamcılıkta konu bambaşkadır. Hoopla kitabını okumanı öneririm.
      Kuralları her gün değişen, gelişen ve tamamı ile insanları iyi anlamak üzerine başarı kriterleri olan bir meslek seçmişken, daha esnek bir okul seçimi yapma konusunda insanları cesaretlendirme konusunda bir sakınca görmedim. Görmeyeceğim. O ışığı içinde hisseden herkes reklamcı olabilir. Reklamcı olmak ya da olmamak da çok önemli ve büyük bir şey de değildir.
      Terimlerden, kurallardan sıyrıldığımız bir hafta diliyor ve Cannes’da büyük ödülü alan TR işini tekrar izlemeni rica ediyorum. Orada sadece insanları anlamak var.
      Bu vesile ile, bana yeni bir yazı konusunda fikir verdin. Hatta görüşlerini de çok merak ediyorum. Reklamcılık bölümü mezunu olmayanlar, ne gibi zorluklar yaşayabilir?
      İmla dışında:) şaka yapıyorum! Yakında düzelteceğim.
      Sevgilerimle…

  • LolaRocks diyor ki:

    Selam Simla,

    Reklam işinde, hatta tüm profesyonel işlerde imla pek önemlidir, bu açık. En küçük hata dahi göze çarpar, veya inci gibi yazan insanlar öne çıkar, birçok insan Türkçe’yi fena fenası kullandığı için. Bunun dışında insanın yıllarını verdiği bir alanın hafifçe küçümsendiğini görmek beni rahatsız etti, kabalaşma amacım yoktu, öyle göründüyse üzgünüm. Kesinlikle insanların bir ömrü olduğuna ve ola ki yanlış tercihte bulundularsa bunu bir an önce gönüllerini dinleyerek “düzeltmelerine” tamı tamına destek veriyorum. Yalnızca hissettiğim “Aman, okusanız da bir şey olduğu yok, bak okumayınca da aynı şey.” hissi bana yanlış gelen. Zira okumayınca da aynı şey değil. Ha, hakeden ve gerçekten aşkla çalışan herkes internet aracılığıyla arayı kapatabilir o başka. Zira yine sana katıldığım başka bir nokta bu işin a-b-c’sinden çok duygusal kavramına dair yeteneğe sahip olmak. Bu arada sosyoloji okurken dilbilgisi dersi verdiklerini bilmiyordum, güzel madem. :) Başarılar dilerim, amacım sadece bir tarafı cesaretlendirirken diğer tarafın emeğinin ve farkının ezilmemesi idi. Sevgiler, öpücükler…

    • Simla diyor ki:

      öperim cnm! Öyle bir şey tabi ki demek istemedim:) Emek ve adalet benim için en önemli 2 kavramdır. Ama her şeyde bir hayır var ki şu imla işine el atacağım:) Ciddi ciddi baya kötüyüm!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>