PAZARTESİ İLHAMI: İŞ, MİŞ!

5cd906156847497032f722ab33728031

Selam!
Uzun zamandır yoktum biliyorum ama sanki hiç ara vermemişiz hızı ve akışkanlığı ile yazıyorum size.
Yarın yine büyük gün! Yeni bir Pazartesi ve yine bir Pazartesi. Ve ben yine ve yenileri çok seviyorum. Çünkü, bana hayatımın devam ettiğini hissettiriyor. Şükretmeyi hatırlatıyor. Yine ve yeni bir Pazartesi için benim gibi “ahh keşke iş olmasaydı…” diyenlere ise bir yazı ile merhaba demek istedim.
Bildiğiniz üzere özellikle sosyal medya hayatımıza girdikten sonra, işi, gücü olmayan, ortalarda huşu içinde gezip, sadece poz veren insanlardan oluşan bir grubun arada toplantı etiketleri de koyması ile tüm gençlerin tek yapmak iş istediği işin bu olduğunu fark etmeye başladık. Yani sosyal medya işsizliği… Ne güzel hayat? ben de istiyorum ondan! Ama sanrılar dünyasından biraz sıyrılıp, dışardan baktığımızda emin olun ki işsizlik pek iyi bir iş değil. Ve sizi biraz zorlamıyorsa, en azından pazartesi sendromu yaşatmıyorsa onun adı iş değildir.
Zorlukları olsa da gerçek ve geleceğimize yönelik bir işe sahip olmanın güzel yanları ile haftaya başlamaya ne dersin?
* Para: Booom! işte ilk sebep. İnsanın kendi kazandığı parayı harcamanın verdiği güveni hiç bir şeye değişmem. Hem hayatta kalmak hem de kendimizi şımartmak için para kazanmak zorundayız. Ve en özgürce olanı kendi kazandığımızı harcamaktır.
* Saygı: Hayatın önemli yaşamsal değerlerinden biri de saygı kavramıdır. Ve en güzeli kendi kendimize olanıdır. Ürettikçe ve ürettiklerimizin karşılığını almaya başladıkça öz saygımız yükselir. Kendimize olan saygı ardından sevdiklerimizin bize olan saygılarının artmasına neden olur ve bu harika bir şeydir.
* Sorumluluk: Sorumluluk duygusu öyle bir şeydir ki olmassa hayatımızın akışı asla güzel devam edemez. Ben sorumluluğu hayatımızdaki içsel zamanlama olarak adlandırırım. Sorumluluk duygusu bizi güne başlatır, sınırlarımızı belirler, o duygu bize dur ve git der. Çoğu zaman olumsuz manasında kullanılır ama sorumluluk iyi hissettirir.
* Sosyalleşme: İş arkadaşlarının yeri ayrıdır:) Fazla samimi olmaya gelmezler ama aynı hedefte olduğunuz insanlar sizi her zaman ileriye götürür.
* İlham: Oturduğun yerden ilham almak etkilidir. Ama yaşayarak öğrenmek ondan daha etkilidir.
Hayatını, kendini, işini çok sev…

6 Yorum

  • Dilay diyor ki:

    Çok özlemişim seni hoşgeldin ❤️

    Masa bekadar da güzel burada.

    Kocaman sevgiler ve öpücükler

  • Meryem diyor ki:

    Yine yeni yazı görmek ne kadar da mutluluk sebebi <3 :)
    Çoğu noktalarda canımı sıkan durumu ne güzel özetlemişsin Simla "sosyal medya işsizliği" … Kendinin, yaptıığı işin anlamının farkında olmayanların egolarını tatmin ettiği yer maalesef sosyal medya .. Sen çok yaz, hep yaz ve ilham perileri hep başucunda gülümsesin :)

  • Çağla diyor ki:

    Yine o kadar güzel bir yazı ki… Teşekkür ediyorum bu yazı için size. Öyle bir hayata özendiriyorlar ki hiç bir iş yapmayıp aynı zamanda o kadar yoğunlar :) Zaman zaman ben bile diyorum ki ‘oh ne güzel hayat , bende istiyorum!’ diye gelişim çağında olan o insanlar gibi olmak isteyen gençleri düşünemiyorum. Tabiki gerçek hayat bu değil, yine ilham verici güzel yazılarınızı okumayı bekliyorum, hoşçakalın :)

Meryem için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>