#NOFILTER

img_8835

Selam!
Instagram hayatıma ilk girdiğinde en çok sevdiğim özelliği: filtreleriydi. Vintage, siyah&beyaz, soft, fotoğraflarıma istediğim gibi filtre koyuyor ve kendim bambaşka hissediyordum. Fotoğraflar paylaşıldığı anda hangisi filtreli hangisi filtresiz anlaşılıyordu. Hatta çoğumuzun filtrelerin anlaşılmasına dair kaygısı dahi yoktu. Zamanla iş değişti. Anlaşılması güç, daha profesyonel filtre programları çıktı. #nofilter etiketi pek bir popüler oldu.
#nofilter?
Gerçekten mi?
Neden ne kadar doğal olduğumuzu açıklamak durumundayız? Hiç düşündünüz mü? Çünkü, gerçekte hiç birimiz doğal değiliz. Arıyoruz. Aramaya devam edeceğiz:)
Geçen gün ya bir yerlerde duydum ya da okudum: “İnsan kendini tamamı ile en yalın hali ile gösterebildiği ve yaşayabildiği takdirde mutsuzluk ya da başarısızlık ihtimali yoktur.”
O gün bugündür düşünüyorum. Kendimi gerçekten en doğal halimle yaşayabiliyor muyum? En gerçek şekilde ifade edebiliyor muyum?
Kocaman ve en yüksek sesle veriyorum cevabımı: HAYIRRRRR!
Bunu başarabildiğim gün başkalaşmaya başlayacak hayatım. Biliyorum!
İşte o zaman bulacağım gerçekte ne istediğimi.
Belki o zaman daha kocaman güleceğim.
O zaman filtreler sadece instagram fotoğraflarında kalacak.
Belki o zaman hayallerim gerçek olacak.

Şu an bu yazıyı okuyan her kimsen bundan sonrası sana gelsin. Bence doğal olmak, az makyajla dolaşıp, ortalarda en doğal halinin anonsunu yaparak gezmek değildir. Gerçek doğallık tanımlamaya ihtiyaç duymaz.
Mesela bayılıyorum koca tırnakları ve takma kirpikleri ile dolaşan kızlara. Ruhları oysa onlardan daha doğal kim var ki?
Ya da hani yapmacık gülüşü ile ün salan Ayşe, Zeynep, Esra her kimse… Kim demiş acaba kendisi yapmacık diye? Doğal gülüşün tanımlaması senden, benden mi geçiyor?

Kendimden bir hikaye ile devam etmek istiyorum. Bugün Can’la bereaber Teknosa’ya gereksiz bir şey almak için gittim. Yerde elektrikli kaykaylardan duruyordu. Üzerine çıktım. Can dalga geçti. Ona tutundum, durdum, duramadım falan. Sonra o denedi. Bana tutundu. Ama ne tutunmak. T-shirtümün ucundan çekiştirerek ordan oraya savuruyor, anam, olum, tut beni, ay düşecem gibi cümleler söylüyor (elektrikli scooter gören köylüler.) Ben kahkahalardan boğulmak üzereyim. Ama scooterdan da inmiyor kendisi ve Teknosa’da yuvarlaklar çiziyoruz. Normalde asla dayanamam düşerim ya da “etraf bakıyor hadi in” falan derim. Ama o kadar koptum ve güldüm ki, ne kim bakıyor diye aklıma geldi ne de onun tüm hırpalamalarına maruz kaldığım halde yere falan düştüm. Ya o kadar eğlendim ki…
Tüm mağaza bize baktı sanarsın?
Kimsenin umru değil…
Bedenim böyle bir sasıntıya dayanmaz sanırsın ( Can 1:92 ve 95 kilo falan.)
Gayet dayanabiliyormuş…
İnsan kendini gerçeğine bırakınca bence oluyormuş. O anlar benim için günün terapisi gibiydi.
Basit ama o kadar az yaşanılan.

Düşünsene…
Yarın itibari ile kendini tamamen bırakıyorsun. Canın ne isterse, ne olmak istersen o olmaya başlıyorsun. En doğallll halinle… En gerçek sen’le… Tanışmadıysan henüz. Hadi beraberce başlayalım tanışmaya?
Kural: #nofilter kaygısını at gitsin çöpe!
Belki en gerçek halin. O vintage filtreli olandır?
Kim bilir?

P.s. yarın yeni hikayede görüşmek üzere:)

8 Yorum

  • Ezgi diyor ki:

    Harikasin Simla.. Tam da benligimi kaybedip,kendimi yeniden kesfetmeye calistigim su gunlerde cok iyi geldi.. tesekkur ederim #tgs iyi ki varsin,sevgiler:)

  • elcin coban diyor ki:

    hiç tanışmıyoruz ama sokakta görsem seni boynuna sarılırım sanırım! o kadar güzel bir enerjin var ki yazılarını her okuduğumda ( bazılarını tekrar tekrar okuyorum) yaşam enerjim, kendime olan inancım artıyor. yapabilirsin diyorum.yüzüm gülüyor. iyi ki varsın Simla

  • Gözde Altunbaş diyor ki:

    Bir zamanlar içimden gelen işe giderken fuşya rujumu sürmekti ama fabrika ortamı, iş yaptığım kişiler vs derken kendimi hep kısıtlıyordum. Sonunda zincirlerimi kırdım ne zaman hangi rengi istesem sürdüm. O an için içimden gelen, doğal olan o halim bir zaman sonra değişti. Bugün yapay gelen yarın en doğalın olabiliyor, insan o an için doğal olanını yaşayabilirse öze bir adım daha yaklaşıyor..

  • selen diyor ki:

    Simla abla seni o kadar çok seviyorum ki hiç yüz yüze görüşemediğim ablamsın sen benim beni motive ediyorsun şuan üniversite sınavına hazırlanıyorum ama senden biliyorum ki ne iş yaparsam yapayım en iyisi olacağım ve hayallerim için savaşıcağım.Dünyanın sınırı yok nereye kadar gidersek dünyamız oraya kadar genişler her şey için teşekkürler.. Seni seviyorum…

  • Ebrar diyor ki:

    Harikasın! Yazıların her zaman huzur ve motivasyon kaynağı benim için. Yazmaya devam et. ;)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>